19 Mayıs 2016 Perşembe

bitenler #7

herkese merhaba,

bugünkü yazımda son zamanlarda bitirdiğim ürünlerden bahsetmek istiyorum sizlere.


dove saç dökülmesine karşı şampuan ve saç kremi: dove markasının saç ürünlerinden hep memnun kalıyorum. bu şampuan ve saç kremini de severek kullandım. saç dökülmesine iyi geliyor diyemem ama saçlarımı yumuşatıyordu. 
benri sıvı sabun: vanilyalı olan bu sabunu kokusu ve top şeklinde ambalajı için almıştım ama bir zaman sonra ambalajı iki büklüm oldu. yaklaşık yarım kiloluk boyutuyla oldukça ekonomik olduğundan tekrar alabilirim.


nivea krem: başka kremlerden kendisine sıra gelmedi malesef. yarıya kadar dolu olmasına rağmen çöpe gitti. özellikle kışın vücudun çok kuru bölgelerine uygulamak için güzel bir krem. 
altı kaval üstü şişhane maskara: pembe tüpte olan maskaranın fırçasından nefret etmem, aşağıda gördüğünüz fırçaya da bayılmam neticesinde böyle bir şey denedim ama tam oturmayıp hava aldığı için çabuk kurudu. 


babe güneş kremi: yağsız formüllü bu güneş kremini pek sevmedim. avene emulsion kremi tercih ederim.
çöpe giden bir adet göz fırçası: ...
flormar kahverengi asansörlü kalem: acı kahve dediğimiz renkte severek kullandığım bir kalemdi kendisi. çoğunu da bitirdim ama sona yaklaştıkça kırılıp beni terketti. şimdi yerini essence hot chocolate  aldı.
the body shop dudak balmı: buram buram çilek kokusuna hasta olduğum bu ürünün de dibinde çok az kalmış, ama uzun zamandır benimle olduğundan artık çöpe gidiyor. dudaklara hafif bir parlaklık veriyor, nemlendirmesi de fena değil ama kokusu mükemmel.
watsons lip gloss: yapış yapış olduğundan kullanamadığım bir ürün.


avene cleanence jel temizleyici: hakkındaki yorumlarımı şuradan okuyabilirsiniz.
cettua burun bandı: watsonslarda satılan bu burun bantlarından pek memnun kalmadım. gratisinkini ve biminkini de denemiş biri olarak sıralamada en alta koyuyorum kendisini malesef. 
sensodyne diş macunu: hassas diş etleriniz varsa kesinlikle sensodyne diş macunlarını öneririm.
rexona deodorant: kokusunu çok sevdiğimden tekrar tekrar aldığım bir ürün. çoğunlukla roll on şeklinde olan deodorantları kullanıyorum. parfüm kullanmak istemediğim günlerde bunu kullanmayı çok seviyorum.
nivea roll on: eşimin favori deodorantı.

okuduğunuz için teşekkür ederim,
yeni bir yazıda görüşmek üzere 



14 Mayıs 2016 Cumartesi

son alışverişlerim (gratis, watsons, migros, h&m, ebay)

herkese merhaba,

son zamanlarda kozmetik alışverişini oldukça abarttım. bu post sayesinde bir süre alma içgüdümü frenlemem gerektiğini görmüş oldum ben de.

gelin şimdi kronolojik sıra ile aldıklarıma bakalım :)

h&m in kozmetik bölümünde belirli ürünlerde indirim vardı. yanılmıyorsam hala da devam ediyor.


yukarıdaki manzarayla karşılaşan ben, kendime engel olamayıp bir sürü renkli kozmetikle eve döndüm. ama fiyatlar da çok teşvik ediciydi. farlar 5, allıklar 7-10, rujlar 10, ojeler 5 liraydı.


oje setleri 10 tl idi, renkler de hoşuma gidince ikisini de aldım. açıkçası bronzer ın şekline şemaline vuruldum (bknz. alttaki foto) ama kullandıkça rengini de beğendiğimi söylemeliyim. yeşil far ise fotoğrafta pek belli olmasa da harika altın yansımalara sahip, kahverengi gözde güzel duracağını düşünüyorum. krem allık renk olarak sıradan ama meraka yenik düşülüp alınmış bir ürün oldu. bir adet krem far ve bir oje ile h&m alışverişimi tamamladım.


gratis anneler günü indirimi alışverişimi parça parça farklı günlerde ve farklı şubelerden yaptım. wet'n wild megalast rujları indirimde bulmuşken seriyi tamamlama amaçlı hareketlerde bulunup elimde olmayan beş rengini daha aldım. ilk aldığım rujlara nazaran bunların yapıları daha yumuşak, sürümleri daha kolay. maybelline color tattoo ların yeni renklerinden creme de nude olanını bulmuşken kaçırmak olmazdı. california paleti de seyahatlerde pratik olacağını düşünüp aldım. palmolive naneli body butter zaten denemek istediğim bir ürünken kasa arkasında 5 lira olunca kaçırmak istemedim.


gratis alışverişimin öteki kısmında yer alan maybelline the blushed nudes palet sırf uygun fiyatı ve merak yüzünden alındı. wet'n wild ın limited edition far paletlerinden california roll u amerikalı youtuber tita, aylar önce izlediğim bir videosunda çok övmüştü, sebebim oldu :) coverall concealer palet ve committed ruj indirimde hiç bir zaman denk gelemediğim ürünlerdi, bulduğuma çok sevindim.


watsons da organik hindistan cevizi yağının indirimde olduğunu öğrenince denemek istedim. elimde sıvı şekilde olan bir hindistan cevizi yağı var ve minicik şişeyi 10 liraya almıştım. bu kocaman ve organik ürünün fiyatı 30 liraydı. rossmann dan ise rival de loop markasının yüz temizleme fırçasını aldım. içerisinde ikisi hassas, ikisi normal olmak üzere dört adet başlığı var. ilk izlenim olarak hoşuma gitti ama her gün kullanıma uygun değil diyebilirim. fiyatı 40 tl idi. 


migros alışverişim tamamen stok yapmaya yönelik oldu. şu an kullanmakta olduğum kremler oldukça azaldı, eninde sonunda bitecek. iki katı fiyatına almaktansa indirimde almak istedim. migros fiyatları indirimde gerçekten çok uygun oluyor. örneğin skin perfection seti 15 liraya benim oldu ki gündüz kremini daha önce severek kullanıp bitirdim. blogumda bu kremle ilgili görüşlerimi paylaştığım yazıya ulaşmak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz. nivea q10 göz kremi de daha önce bitirip memnun kaldığım bir ürün.


son olarak ebay den rubyruby76 isimli satıcıdan it's skin mango white peeling jeli ve innisfree volcanic kil maskesini aldım. kargom iki haftadan kısa sürede elime ulaştı. ikisi de oldukça popüler ürünler. kil maskesini bir kere denedim, fikir belirtmek için erken olsa da çok büyük bi etkisini gözlemleyemedim malesef. 


benim son zamanlarda anneler gününü de kendime bahane edip yaptığım alışverişler bunlar. 

aralarında kullandıklarınız var mı? siz indirimlerden neler aldınız? yorum olarak paylaşırsanız çok sevinirim.

okuduğunuz için teşekkür ederim 


4 Mart 2016 Cuma

rimmel london the only 1 rujlar

herkese merhaba,

blogumda bugün ünlü ingiliz kozmetik markası rimmel london' ın son çıkardığı, the only one ruj serisinden iki ruj konuğum olacak.



stay matte pudra, nude göz kalemi gibi kült olmuş bir kaç ürünü hariç, markanın en popüler ürünleri rujları zaten. özellikle kırmızı ambalajlı kate serisi benim favorim. 

the only one serisi, dudaklarda ağırlık yapmadan kalıcılık ve nemlendirme vaadediyor. öncelikle rujların ambalaj tasarımlarını çok beğendiğimi belirteyim, oldukça şık ve zarif duruyor. rujun rengini belli eden şerit de güzel düşünülmüş bir detay. yapıları oldukça ince, gerçekten dudakta ağırlık yapmıyor. nemlendirici özelliği ile dudakların kurumasına da sebep olmuyor. kalıcılık iddiasına gelecek olursak, ortalama bir rujdan bir kaç saat daha uzun süre dudakta kalacağını kesin bir dille söyleyebilirim. ama örneğin, bir wet'n wild megalast serisi kadar da kalıcı değiller. koku hassasiyeti olanlar bu seriden uzak dursunlar çünkü oldukça yoğun kokuları var.


naughty nude herkese, her makyaja yakışacak joker bir renk. aldığım günden beri sık sık elim gidiyor kendisine. you' re all mine ise pembe ruj sevenlerin rahatlıkla günlük olarak kullanabileceği bir ruj.

ben genel olarak bu the only one serisini beğendiğimi söyleyebilirim. rimmel london ürünlerini watsonslardan temin edebilirsiniz.

okuduğunuz için teşekkür ederim
mutlu hafta sonları 

26 Ocak 2016 Salı

Gülümsemeye dair şaşırtıcı gerçekler: Hangi gülümseme ne anlama geliyor?

Vücut dili kullanımının en belirgin özelliklerinden olan gülümsemenin farklı çeşitleri, altında farklı anlamlar barındırıyor. Tıpkı hissederek gülümsemenin ve mutlu olmadığımız halde gülümsemenin karşımızdaki kişiler tarafından hissedilebiliyor olması gibi, nasıl güldüğümüzün de karşımızdaki kişiler tarafından algılanış biçimi farklılıklar gösterebiliyor.

Dudakları kapatarak gülümsemek

Dudaklar kapalı şekilde gülümsemek, gülümsemenin en yaygın olarak kullanılan çeşitlerinden biri. Kolay yapılabiliyor olması, gülümsemek istemediğimiz ancak gülümsememiz gereken durumlarda karşı tarafa kibar ve nazik bir tepki vermeyi daha kolay hale getiriyor. Dudaklar kapalı olarak gülümsemek, çoğunlukla samimi algılanmayan bir gülümseme biçimi. Gerçekten hissederek gülümseyen kişilerden dişlerini göstererek gülümsemelerini bekliyoruz. Her ne kadar orta dereceli bir samimiyet belirtisi olarak algılansa da, karşımızdaki kişinin gülümserken dişlerinin beyazlığına güvenmiyor oluşunun ya da dişlerindeki problemleri gizlemek isteyişinin de dudaklarını sıkı şekilde kapatarak gülümsemeyi tercih etmesinin sebebi olduğunu da aklımızın bir köşesinde bulundurmakta fayda var.

Kendini beğenmiş gülümseme

Kendini beğenmiş ve odağın kendisinde olmasını isteyen insanların çoklukla kullandığı bu gülümseme çeşidinde, dudaklar genelde kapalı ve gülümseme sağa ya da sola çekilmiş olarak bulunuyor. Zaman zaman dudakların aralık olduğu ya da üst dudağın biraz daha kalkık tutulduğu durumlarda da gözlenebiliyor. Dudaklarla birlikte kaşlarda da bir tarafı kaldırmak gülümsemeyi tamamlayıcı olarak kullanılabiliyor.

Kendini beğenmiş şekilde gülümseyen insanların bir çoğu bulunduğu ortamda lider konumunda olmak isteyen ve odak noktası olmak isteyen kişiler. Kalabalık bir ortamda iletişim kurduğunuz kişilere bir süreliğine bu şekilde gülümsemeye devam ettiğinizde sizinle konuşurken çok daha dikkatli ve gergin olduklarını hissedebilirsiniz.

Yarım gülümseme

Kendini beğenmiş gülümsemeye oldukça benzeyen bu gülümseme türü, asimetrik bir görüntü yarattığı ve tam olarak ne yaptığınızın anlaşılmaması nedeniyle en karmaşık ve en farklı tepkiler alabileceğiniz gülümseme çeşidi. Kendine güven, utanma, ilgi, kızgınlık, dominantlık gibi birbirinden çok farklı duyguları yansıtabiliyor.

Ağız açık gülümseme

Ağız açık olarak gülümseme, dişlerin tamamının gösterildiği gülümseme çeşidinden farklı olarak, kahkaha atarken çekilmiş bir fotoğraf görüntüsünü andırır. Bu gülümseme de, şaşırtıcı şekilde çoğunlukla yapay ve samimiyetsiz bir imaj yansıtır. Her ne kadar yapay olsa da, bu şekilde gülümseyen kişiler çoğunlukla umursamaz, ben merkezci ve eğlenceli kişiler olarak tanımlanır. Özellikle fotoğraflarda fotojenik görünmenin en kolay yollarından biri, tüm dişleri göstermek ve ağzınızı olabildiğince açmak. Tabii ki öğle yemeğinde dişinizde maydanoz kalmadığından ve dişlerinizin yeterince beyaz olduğundan emin olduktan sonra:)

Bu içerik http://www.uplifers.com/ tarafından hazırlanmıştır. 

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

31 Aralık 2015 Perşembe

çekiliş sonucu

herkese merhaba,

bundan önceki dört kazanan arkadaşım da bana ulaşmadılar malesef. bugün belirlediğim beşinci talihli, 86 numaradaki elif karakoç oldu. tebrik ediyorum. dört gün içerisinde bana adres bilgilerini gönderirse çok mutlu olacağım :)


1 Aralık 2015 Salı

bitenler no: 6

herkese merhaba,

yeni bir bitenler yazısıyla daha buradayım. bakalım son zamanlarda neler bitmiş ya da çöpe gitmiş.


fresh'n soft ıslak mendil: makyaj yaparken ellerimi, masayı vs. silmekte kullandım. uygun fiyatlı, tekrar alabilirim.
pco sheep placenta mask: bir kere kullandığım bir ürüne yorum yapmak istemem ama koyun plasentası içerdiğinden(!) alıp kullanacağım bir maske değil.
carrefour ıslak mendil: fiyatı 1 lira olduğundan tekrar tekrar alabilirim.
benri cep ıslak mendil: bu mendiller o kadar minnacık ki, hiç bir işe yaramıyor.


sensodyne ağız çalkalama suyu: bu kategoride kullandığımız tek ürün. tadının hafif olması ve hassas dişlere uygun olması tercih sebebimiz.
dalan sıvı sabun: dalan markasının çok övgü aldığını görüyorum son zamanlarda. şimdiye kadar markanın katı ve sıvı sabunlarını denedim ve memnun kaldım. bunun kokusu biraz bayıktı başka çeşidini tekrar alabilirim.
signal white now diş macunu: hassas diş ve diş etine sahip olanlara önermem.
johnson's baby şampuan: fırçalarımı yıkarken kullandım. çok çok iyi temizlemese de sertleştirmemesi güzel.


loreal skin perfection günlük nemlendirici krem: ayrıntılı yorumlarımı şuradan okuyabilirsiniz.
koleston perfect saç boyası 7.77 çikolata kahve: saçlarımı uzunca bir süredir bununla boyuyordum. ama farkettim ki market boyalarından pek bir farkı yok. tekrar almayacağım. yine de, kızıllık içermeyen orta koyulukta bir çikolata kahve istiyorsanız, bir bakabilirsiniz.
la roche posay effaclar duo: la roche posay sevdiğim dermokozmetik markalar arasında. ben bu kremin vadettiği onarıcı etkisini göremedim ama ufak sivilce ve siyah noktaların oluşumunu bir nebze de olsa engelliyor sanırsam.
lansinoh lanolin krem: kokusundan ve yapısından nefret ettiğim, hiç bir işe yaramayan krem. emzirme döneminden sonra topuklarımda kullanıp bitirdim. 


rimmel london stay matte pudra: tekrar tekrar alıp kullandığım pudra. öyle abartıldığı kadar sabahtan akşama matlık sağlamıyor, yoğun uygulandığında "cakey" de durabiliyor ama yine de severek kullanıyorum.
naturalove fırça: bir kaç yıl önce bimden aldığım bir setin içinden çıkan bu fırça, kullanamayacağım kadar sert kıllara sahip olduğundan ve daha fazla yer işgal etmesin diye çöpe gidiyor.
golden rose mavi maskara: çok güzel capcanlı bir maviydi. nadir kullandığım için bitmedi ama uzun zaman olmuştu açalı. hala satılıyorsa tekrar alabilirim.
essence oje: hiç kullanamadan kırıldı. bantla yapıştırıp kurtardım sandım ama sanırım hava aldığı için kurumuş.
golden rose kalem: numarasını hatırlayamadığım, hafif ışıltılı bir krem rengi olan bu kalem, yapısı değiştiğinden çöpe gidiyor.
kirpik kıvırıcı: memnun kaldığım bir kirpik kıvırıcı oldu bu ama değiştirme zamanı geldi. markasını hatırlamıyorum ama gratisin kendi ürünü olması lazım.


okuduğunuz için teşekkür ederim
sevgiler 


28 Kasım 2015 Cumartesi

wet n wild walking on eggshells far paleti

herkese merhaba,

wet n wild dan en sevdiklerimden biri olan walking on eggshells üçlü far paletini inceleyeceğiz bugün. 


ambalaj tasarımı çok tatmin edici olmasa da, içindeki farların güzelliği ürünün bu eksisini görmezden gelmenize yetiyor.


walking on eggshells, wet n wild üçlü far paletleri içinde en doğal, en günlük kullanıma uygun, en risksiz tonlar içereni. bu yüzdendir ki, far sürmek istediğim günlerde, aklımda özellikle bir far yoksa, elim hemen bu palete gidiyor.

eyelid, crease, browbone
farlardan üçü de ışıltılı yapıda, yumuşacık ve renk vermeleri çok başarılı. browbone, inci rengi de denilen bir krem; crease, bronz açık kahve; eyelid ise, şampanya tonlarında. ben genelde isimlerine paralel olarak kullanıyorum bu farları. browbone rengiyle kaş altımı ve göz pınarlarımı aydınlatıyorum. crease rengini gözümün katlanma bölgesinde ve dış köşelerinde kullanıyorum. eyelid rengini de göz kapağıma, özellikle ortasına uyguluyorum.

browbone, crease, eyelid

çok sevdiğim bu paletten bir tane de sizlerden birine armağan etmek istedim.. eğer hala çekilişime katılmadıysanız buraya tıklayarak katılabilirsiniz.

okuduğunuz için teşekkür ederim,
mutlu haftasonları